Rüyalaştırma
Freud, rüyaları yorumlayarak görünen görüntülerden gizli kalmış düşüncelere ulaşmaya çalışıyordu. Biz ise estetik amaçla bu yolu tersine çevirmeyi deneyeceğiz. Bir düşünceden yola çıkıp onu rüyaya dönüştüreceğiz. Bunun için nesnelerin işlevlerini değiştirebilir, birbirinden uzak şeyleri birleştirebilir, büyük olayları küçük ayrıntılara sıkıştırabiliriz. Bir korkuyu eşyaya, bir arzuyu mimariye, bir toplumsal çelişkiyi gündelik bir alışkanlığa dönüştürebiliriz. Peki rüyalaştırdığımız bir düşünce, yeryüzündeki hâlinden daha güçlü olabilir mi? Gerçekliği bozmak, onu daha iyi kavrayabilmemizi sağlayabilir mi? PDF’i inceleyin. Freud’un rüya çalışmasındaki üç temel işlemi anlamaya çalışın ve ardından [çalışma konusu]na odaklanın.
Çalışma Konusu
Sigmund Freud’un rüya çalışması kavramından ilham alarak bir düşünceyi rüyalaştıracağız. Bunun için düşünceleri görüntülere, seslere veya hareketlere dönüştüreceğiz. Olguları alışılmış ilişkilerinden kurtaracak, birleştirecek, yerlerini ve işlevlerini değiştireceğiz. Ortaya çıkan çalışmaya bir gizem ve bir soru kazandıracağız.
1) Sizi meşgul eden bir düşünce seçin. Örneğin iktidar ve hırsızlık.
2) Düşüncenizi temsil edecek formlar bulun. Örneğin bir çaydanlık, demlik ve çaydanlığı ısıtan yanan kâğıt paralar.
3) Formları ilişkiye sokarak eskizler yapın. Birleştirin, yerlerini, özelliklerini veya işlevlerini değiştirin.
4) Çalışmanıza mantıklı olmayan fakat sizde bir duygu uyandıran tuhaf bir unsur ekleyin. Örneğin demlikten çıkan yeşil bir buhar.
5) Ortaya çıkan eskizin bir sorusu var mı? Yoksa onu arayın. Örneğin: Ne demleniyor?
6) Eskiz ve sorudan yola çıkarak estetik bir çalışma üretin.
7) Çalışmanızı başkalarıyla paylaşın. Onlara ne hissettirdiğini veya ne düşündürdüğünü öğrenin.
!!!) Unutmadan, iyi bir rüyalaştırma, yola çıktığınız düşünceyi kaybetmeden ondan daha fazlasını meydana getirir.