Kuş ve Taş
İçimizdeki taşla kuş birlikte yaşayabilir mi? Victoria Chang, bedenimizde bir kuş ve bir taş olduğunu, taşla kuşu öldürmememiz gerektiğini söylüyor. Belki kuş uçmak, taş kalmak ister. Biri hafiflik, arzu, canlılık ve hareket, diğeri ağırlık, hafıza, keder ve yük olabilir. Nietzsche için kuş, uçmak ve dans etmek “ağırlık ruhu”na karşı düşünmektir. Dans yeryüzünü hafifletir. Fakat taşı atmak zorunda mıyız? Magritte taşı uçuruyor, Pina Bausch kayanın çevresinde dans ediyor, Kes’te bir çocuk kuşla başka bir hayat ihtimali kuruyor. The Turin Horse’ta ise hayat neredeyse yalnızca yaşamın yükünü taşımaya dönüşüyor. Belki mesele içimizdeki ağırlıktan kurtulmak değil, onu kuşu öldürmeden taşımanın bir yolunu bulmaktır. PDF’i inceleyin ve ardından [çalışma konusu]na odaklanın.
Ağırlığı yok etmeden, ağırlığın içinde hareket eden müzikalitesiyle Led Zeppelin’den “No Quarter”, Angela Petrilli & The Players yorumuyla.
Uçmak isteyen fakat kanatları engellenen birinin şarkısı: Alice In Chains’den “Down in a Hole” (MTV Unplugged).
Çalışma Konusu
İçinizdeki kuş ile taşı karşılaştırın. Taşa bakın. Tarihiniz, hafızanız, nereden geldiğiniz, öğrendikleriniz, korkularınız, kaygılarınız ve vazgeçmekte zorlandığınız tutuculuklarınız onda birikmiş olabilir. Şimdi kuşa bakın. Arzularınız, hayalleriniz, henüz gerçekleşmemiş ihtimaller, başka türlü yaşayabileceğiniz hayatlar, yani virtüelleriniz onda olabilir. Bu ikisini karşı karşıya getirin. Taş kuşun nereye uçacağını belirliyor mu? Kuş taşı yerinden oynatabilir mi? Geçmişiniz henüz gerçekleşmemiş olanı nasıl etkiliyor? İkisinden birini yok etmeye çalışmayın. Geçmişinizi yanınıza alarak henüz olmadığınız bir şeye dönüşmenin yolunu arayın. Çizin, yazın, fotoğraflayın, filme çekin, bir nesne yapın ya da başka bir düzenleme kurun. Taşı unutmadan kuşu uçurun.
Arşiv
Bu pratik üzerine, Güzeli Arayan Ders kapsamında yapılmış 12 çalışma: