Buraya her hafta yeni bir konu ekleniyor. Sizi çeken bir konuya dalın ve üretin. Beklenmedik bağlantılar, yaratıcı stres ve bir portfolyoya dönüşen işler ise Memed Erdener ile çevrimiçi derslerde:

DERSLERİ İNCELEYİN

Hırsızlıktan Hükümdarlığa

Çanta çalarak başladığı hırsızlık kariyerinde yıllar içinde ustalaşan biri, sonunda bir ülkeyi ele geçiren büyük bir fatih olabilir mi? Friedrich Schiller, çanta çalmanın suç, servet çalmanın cüret, taht çalmanın ise yücelik sayıldığını söylüyor. Suç büyüdükçe kabahat küçülüyor. İnsanlık tarihi biraz da başkalarına ait olanı ele geçirmenin tarihi değil mi? Topraklar fethediliyor, ülkeler işgal ediliyor, halkların zenginlikleri yağmalanıyor, kurumlara kayyumlar gökten zembille iniyor, insanların emeklerine, bedenlerine ve hayatlarına el konuluyor. Benzer el koyma eylemleri bir yerde hırsızlık, başka bir yerde zafer olarak adlandırılabiliyor. Peki bir şeyi çalmakla ona sahip olma hakkını kendinde görmek arasında nasıl bir ilişki var? Bir insanın bedeni üzerinde zorla egemenlik kurmakla bir ülkenin topraklarına el koymak aynı şey değildir. Fakat ikisinde de başkasının iradesini yok sayan bir iktidar görülebilir. Çalınan şey büyüdükçe suç neden küçülüyor? Yoksa suç küçülmüyor da onu tarif eden dil mi değişiyor? PDF’i inceleyin ve ardından [çalışma konusu]na odaklanın.

Üç Kuruşluk Oper
Bertolt Brecht
Everest Yayınları, 1928, 176 sayfa
çeviren: İclal Cankorel

Üş Kuruşluk Opera
Georg Wilhelm Pabst
1931, 104 dakika

The Godfather II
Francis Ford Coppola
1974, 202 dakika

Lotte Lenya’nın başrolünde oynadığı, Bertold Brecht'in "Üç Kuruşluk Opera" (Die Dreigroschenoper) eserinin dünyaca ünlü açılış şarkısı "Mack the Knife" (Die Moritat von Mackie Messer)(1930)

Schiller hırsızın nasıl hükümdar olduğunu anlatıyor. Pergolesi ise hükümdarın duymak istemediği ağlamayı duyuruyor. Giovanni Battista Pergolesi'nin etkileyici "Sbatat Mater"i tüm hırsızlar için geliyor. Bu noktada kefaret ile bağışlanma arasındaki fark üzerine düşünebilirsiniz.

Çalışma Konusu

Küçük bir hırsızlıkla başlayın, giderek büyütün. Önce bir cüzdan, bir çanta, bir bisiklet ya da bir fikir çalın. Sonra ölçeği büyütün. Bir servete, bir kuruma, bir şehre, bir ülkeye, bir halkın tarihine ya da geleceğine el koyun. Bütün bunları hayalî bir hırsızın kariyeri olarak düşünün. Her aşamada hırsızın unvanını, kıyafetini, yetkilerini, çevresindekileri ve toplumun ona gösterdiği saygıyı değiştirin. Hangi aşamada hırsız suçlu olmaktan çıkıp iş insanına, yöneticiye, komutana, hükümdara ya da tarihî bir kahramana dönüşüyor? Bu dönüşüm sırasında çalınan şeyin büyüklüğünden çok, yapılan işe verilen adlara dikkat edin. Hırsızlık ne zaman fetih, gasp ne zaman hak, yağma ne zaman zafer olarak anlatılıyor? Bir gazete hazırlayın, bir kariyer haritası çizin, bir hırsızın, pardon bir hükümdarın özgeçmişini yazın, bir anıt tasarlayın, bir tören düzenleyin ya da başka bir iş üretin. Hırsızın kariyerini yükseltirken suçunu da büyütün. Bakalım hangi aşamada ona artık hırsız denemeyecek?

Arşiv

Bu pratik üzerine, Güzeli Arayan Ders kapsamında yapılmış 3 çalışma:

Bu sayfa 11 Ekim 2026 tarihinde yayına alındı.

×

Bültene kaydolun

Güzeli Arayan Ders bültenine kaydolun, yeni konular her ay e-postanıza gelsin.