Bir Mektup Nedir?
Bir mektup küçük bir sahnedir. Kâğıdın üzerinde bir zaman, bir yer, kime yazıldığına dair bir hitap, olup bitenleri düzenleyen bir senaryo ve çoğunlukla bir imza vardır. Mektubu yazan hem oyuncu hem yönetmendir. Neyin görüneceğine karar verirken bazı şeyleri de sahne arkasında bırakır. İmza oyun bittikten sonra sahneye çıkıp selam verendir. Bazen selamı o kadar uzatır ki oynanan oyunu unutturur. Söyleyen, söylenenden geride kalmak istemediğinde imza büyür, mektup küçülür. Mektubun gönderildiği kişi biraz da seyircidir ama tuhaf bir seyirci. Oyun yalnızca onun için oynanır ve o okumaya başlamadan perde açılmaz. Mektubu taşıyan kişi ise sahne işçisi gibidir. Oyunun gerçekleşmesini sağlar ama senaryoda kendisine çoğu zaman rol verilmez. Bir de mektuptan haberi olanlar, olmayanlar, yanlışlıkla okuyanlar ve mektubun varlığından ömür boyu habersiz kalacaklar vardır. Hepsi sahnedışında başka bir oyun sürdürürler. Mektubun konusu sahnede söylenenlerse, söylenmeyenler sahne arkasında, zarfta, hitapta, tarihte ve imzada bekler. Bir mektupta asıl soru belki de şudur: Sahnenin ortasında söylenen mi duruyor, söyleyen mi? Şimdi PDF’i inceleyin ve ardından mektubun sahnesini, seyircisini, oyuncularını ve sahnedışını yeniden kurmak için [çalışma konusu]na geçin.
Çalışma Konusu
Bir mektup yazın ama yalnızca ne söyleyeceğinizi değil, kurduğunuz sahneyi de düşünün. Mektup kime gidiyor, onu kim taşıyor, kim okuyor, kim ondan haberdar ve kim sahnedışında kalıyor? Söyledikleriniz kadar söylemediklerinizi ve sahne arkasına bıraktıklarınızı da düzenleyin. İmzanın mektup içindeki rolüne karar verin: Söylenenin gerisinde mi kalacak, yoksa giderek büyüyüp bütün sahneyi mi ele geçirecek? Yazı, çizim, fotoğraf, video, ses ya da başka araçlarla mektubunuzu ve etrafındaki görünmez oyunu birlikte kurun. Perde kapandığında geriye söyleyen mi kalsın, söylenen mi?
Arşiv
Bu pratik üzerine, Güzeli Arayan Ders kapsamında yapılmış 4 çalışma: