Arabalar ve İnsanlar
İnsan yürümek için yollar yaptı, sonra o yollarda yürüyemez hâle geldi. Ayaklarının ve bacaklarının uzantısı olarak icat ettiği otomobil, zamanla insanı yoldan attı. Marshall McLuhan'a göre insanın ürettiği araçlar, bedeninin uzantılarıdır. Peki bu uzantılar büyüyüp geliştikçe bedenimize ne oluyor? Jan Gehl, otomobiller için kentler tasarlamayı, bir evin bütün enerjisini koridorlarına harcamaya benzetiyor. Koridorlar genişliyor, odalar küçülüyor, sokaklar yola, meydanlar otoparka dönüşüyor. İnsanlar ise kentlerin içinde giderek daha az yer kaplıyor. Bir zamanlar bacaklarımızın devamı olan yollar, şimdi arabaların hüküm sürdüğü dev bir yol makinesinin parçaları. Peki kentleri otomobillerin içinden değil, yeniden yürüyen insanların gözünden tasarlasaydık ne olurdu? Arabaların geçtiği değil, hayatın devam ettiği sokakları nasıl çoğaltabiliriz? PDF'i inceleyin ve ardından [çalışma konusu]na odaklanın.
"Biz Olimpiyatlara Hazırız" (2012)
Wim Wenders'in "Pina" adlı filminden "Kontakthof" sahnesine ait bir alıntı (2011)
Jacques Tati'nin "Playtime" (1967) adlı filminin son sahnesi
Çalışma Konusu
Bir kenti düşünün. Yolları, kaldırımları, meydanları, otoparkları ve trafik ışıklarıyla birlikte. Şimdi bu kenti bir insan bedeni olarak hayal edin. Otomobiller nerede duruyor? Bacaklar nerede başlıyor, nerede bitiyor? İnsanların yürüyebilmek için izin beklediği, otomobillerin ise rahatça ilerlediği yerleri bulun. Bir otomobilin kapladığı alanı bir insanın kapladığı alanla karşılaştırın. Sonra bu düzeni bozun. Bir caddeyi oturma odasına, bir otoparkı oyun alanına, bir kavşağı dans pistine, bir otoyolu uzun bir bahçeye dönüştürün. Yalnızca otomobilleri ortadan kaldırmakla yetinmeyin, onların işgal ettiği yerlere yeni hayatlar taşıyın. Çizin, fotoğraflayın, bir harita hazırlayın, maket yapın, kısa bir film çekin ya da başka bir iş üretin. Bacakların devamı olarak yapılan yolları yeniden bacaklara teslim edin.
Arşiv
Bu pratik üzerine, Güzeli Arayan Ders kapsamında yapılmış 10 çalışma: